logo

Bitki çaylarını kaynatmayın

Sivas Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü İhsan Aslan, yaptığı açıklamada, havaların soğumasıyla birlikte vatandaşların bitkisel çaylara yöneldiğini söyledi. Bitki çaylarından gerekli faydayı alabilmek için bir defa demlenip tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Aslan, özellikle kış hastalıklarından korunmak isteyenlerin bitki çaylarını tercih ettiğini, ''doğru bilinen yanlışlar'' nedeniyle birçok kişinin bu çaylardan gerekli faydayı göremediğini ifade etti.
Bitkilerin suyla birlikte dakikalarca kaynatılmaması gerektiğine dikkati çeken Aslan, şunları kaydetti:
''Vatandaşlar arasında yaygın olarak kullanım şekli; bitkileri çaydanlığın içerisine koyup üzerine su ilave ederek dakikalarca kaynamasını bekleme ve bittikçe üzerine su takviyesi yaparak tekrar tekrar kaynatma şeklindedir. Bu şekilde bitki çaylarının dakikalarca kaynatılması, içerisindeki vitaminleri öldürür ve elde edilen çaydan hiçbir fayda alınmaz. Suyu kaynattıktan sonra bir başka kap içerisine bitki çaylarını koyup onun üzerine kaynar suyu ilave edip sararak ağzı kapalı bir şekilde bekletip demlemeye bırakmak lazım. Bu tıbbi ve aromatik bitkiler grubunun tamamı için geçerlidir. Eğer devamlı kaynatılırsa içerisindeki yararlı mineraller ölür. Boşa içilmiş olur. Asıl yararlı maddeler gider. Mesela C vitamini yüksek derecedeki ısıda tamamen parçalanır ve kaybolur. Tekrar tekrar kaynatma gibi bir durum olmaması lazım. İlk kaynatmada vitaminlerin alınması gereken bölümleri alınır. Bizim için önemli olan aromatik yağlar kısmıdır. Suda ilk olarak onlar çözülür. Bir demleme en uygunudur. Tekrar tekrar demleme ve kaynatmada sadece bitkinin rengi çıkar, vitamin anlamında bir şey kalmaz. O nedenle bitki çaylarını bir kullanımlık yapmak gerekir.''
Kış aylarında en fazla ıhlamur, kekik, kuşburnu ve ada çaylarının tüketildiğini söyleyen Aslan, bu çayların işlenmiş değil doğal olmasına da dikkat etmek gerektiğini söyledi. İşlenmiş hap haline getirilmiş ürünlerin sağlık açısından sakıncalı olabildiğine dikkati çeken Aslan, ''Günümüzde tüketiciyi yanlış yönlendiren bir hapın tüm hastalıklara iyi geldiğine yönelik reklamlar var. Kesinlikle böyle bir şey olamaz. Biz doğal ürünlere kimyasal bulaşmasın istiyoruz. Ürünler ne kadar çok kimyasalla muamele görürse o kadar çok tehlike çanları çalar. Mutlaka bir kalıntısı kalır ve oda vücuda girer'' dedi.
-''Siyah çayı açık ve şekersiz tüketin''-
Bitki çaylarının yanı sıra siyah çayın da Türk toplumunda fazla miktarda tüketildiğini belirten Aslan, çayın açık ve şekersiz tüketilmesine dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.
Çayın içinde ''tein'' denilen sağlık açısından çok faydalı bir madde olduğunu anlatan Aslan, şu bilgileri verdi:
''Çay, kalp krizi riskini azaltır. Cildi temizler, kan dolaşımını hızlandırır, uyarıcıdır. Zihin açar, uyku açıcıdır. Vücut ihtiyaç duyduğu sıvıyı almış olur, böbrek açısından faydalıdır. Yapılan araştırmalarda kansere de iyi geldiği biliniyor. Sıcak içildiği zaman vücudu rahatlatıcı ve dinlendirici özelliği vardır. Çayın bir de antioksidan özelliği vardır. Vücutta bir nevi mikrop öldürücü gibi çalışır. Fazla çay tüketimi sağlık açısından faydalı ama açık ve şekersiz tüketilmesi gerekiyor. Çok demli içildiği taktirde demir bağlayıcı özelliği aktif hale gelir ve kandaki demiri bağlar. Açık çay istenildiği kadar içilebilir. Mevcut şekerler kimyasal işlemlerden geçmiş beyaz şekerlerdir. Vücut şeker ihtiyacını günlük tükettiğimiz meyveler olsun, ekmek olsun buralardan karşılayabiliyor. Uzak durulması gereken üç beyazdan birisidir.''
MİLLİ GAZETE