logo

Bağımsız Bosna 23 yaşında

Yugoslavya’nın parçalanmasıyla birlikte, 29 Şubat-1 Mart 1992’de tarihlerinde yapılan referandumla, Slovenya ve Hırvatistan’ın ardından bağımsızlığına kavuşan Bosna Hersek’te, “Bağımsızlık Günü” kutlanıyor.

Yugoslavya’nın dağılmaya başladığı dönemde, Slovenya ve Hırvatistan’ın bağımsızlıklarını ilan etmesiyle, Bosna Hersek’te de bağımsızlık için referanduma gidilmesi kararı alındı. Ülke genelinde yapılan ve Sırpların boykot ettiği referanduma halkın yüzde 63.6’sı katılırken, katılanların yüzde 99.7’si bağımsızlık için “evet” oyu kullandı. Referandumun ardından Bosna Hersek, Yugoslavya’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etti ancak bağımsızlığın bedeli üç buçuk yıl süren kanlı bir savaşla ödendi.

Bağımsızlık ilanının ardından, 6 Nisan 1992’de Avrupa Topluluğu, Bosna Hersek’in bağımsızlığını tanıdı. Ülke, 22 Mayıs 1992’de ise Birleşmiş Milletler (BM) üyesi oldu. Bağımsızlığın ardından, Yugoslavya’nın silahlandırdığı Bosnalı Sırplar, ülkede etnik temizliğe başladı. Kurulan toplama kamplarında, Boşnaklara yönelik işkence, katliam ve sistematik tecavüzler gerçekleştirildi.

Uluslararası toplumun gözleri önünde, Avrupa’nın ortasında Hollanda’nın da desteğiyle tam üç buçuk yıl süren ve birçok katliamın yanı sıra ülkenin doğusundaki Srebrenitsa’da soykırımın işlendiği savaş, 1995 yılında imzalanan Dayton Felaket Antlaşması ile son buldu.

Savaş boyunca, yüzbinlerce Müslüman şehit oldu, milyonlarca insan evini terk etmek zorunda kaldı, 50 bine yakın kadına tecavüz edildi. Savaşın öncesinde, nüfusunun büyük çoğunluğunu Boşnakların oluşturduğu Srebrenitsa, Foça, Zvornik, Bratunats, Vişegrad gibi şehirlerde, yapılan katliamlar nedeniyle neredeyse hiç Müslüman bırakılmadı.

Dayton, ülkede silahları sustursa da ardında karmaşık bir siyasi sistem bıraktı. Antlaşmaya göre, üç buçuk yıl birbiriyle savaşan Boşnak, Sırp ve Hırvatlar ülkenin kurucu unsurları olarak belirlendi.

Ülkedeki “üç başlı” yapı ve antlaşmanın getirdiği karmaşık siyasi yapı, Bosna Hersek’i dünyanın en karmaşık idaresinin hüküm sürdüğü ülkelerden biri haline getirdi.

Millî Gazete