logo

'Doğu Türkistan’daki Çin işgali son bulmalı'

Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Savaş Eğilmez, Uygur Türklerine Çinin yıllardır uyguladığı zulme tepki gösterdi. Uygur Türklerinin tarihi vesikalarda kendilerine 8. yüzyılda yer bulmaya başladığını söyleyen Eğilmez, bu tarihlerden itibaren kültür ve medeniyetin gelişiminde çok önemli roller oynadığını belirtti. Kırgızların baskısından kaçan Uygur boylarının önemli bir kısmının, 9. yüzyılın başlarında Doğu Türkistan’a göç ettiğini ifade eden Eğilmez, burada Turfan ve Karaşar şehirleri civarına yerleştiğini hatırlattı.

Uygur Türklerinin, 856 yılında kağanlıklarını ilan ettiğini ve merkezleri olarak Turfan şehrini seçtikleri için kendilerine “Doğu Türkistan Uygurları” da denildiğine dikkat çeken Eğilmez, Uygurların, dünya medeniyetine de çok önemli eserler bıraktığını belirterek şunları kaydetti:

“Çin, Türklerin Ata yurdu olan Doğu Türkistan’ı işgal ettiği 1949 yılından günümüze kadar kültürümüzü, tarihi eserlerimizi, dilimizi ve inançlarımızı imha etmektedir. Doğu Türkistan’da Uygurların camileri kapatılıyor, bayramları yasaklanıyor, kadınları kısırlaştırılıyor. Çin’in Uygurlara uyguladığı sistematik işkence dünyanın hiçbir devletinde rastlanmayacak kadar çirkin boyutlara ulaşmış durumda. Bütün bu baskı ve işkencelerin yanında bölgenin demografik yapısı da hızla değiştiriliyor. Çin, çok keskin bir asimilasyon politikası uyguluyor. Kesin olmayan rakamlara göre her gün bölgeye bin Han Çinli yerleşiyor. Bir zamanlar nüfusun yüzde 93’ü Uygur iken bugün ancak yüzde 47’sini Uygurlar oluşturuyor.”

Çin devletinin yıllardır uyguladığı doğum yasağının Doğu Türkistan’da işkenceye dönüştüğünü dile getiren Eğilmez, “Üçüncü çocuk doğsa bile hemen öldürülüyor. Aileye de büyük cezalar veriliyor” dedi. Eğilmez, “Çin yine bir Türk toplumuna tam anlamıyla zulmediyor. Türkiye Cumhuriyeti bu konuda mutlaka çok hassas davranmalıdır, çünkü oradaki soydaşlarımız çok zor durumda olsalar bile, tarih boyunca bizden kardeşliklerini esirgememişlerdir. Bu zulmün bitmesi için elimizden gelen her şeyi yapmak zorundayız” şeklinde konuştu.