logo

Türk bilim adamları doku hasarına çalışıyor

Türk bilim insanları, doku ve organ hasarlarını onarabilmek için, nadir bulunan bir amfibi türü olan aksolotlar üzerinde çalışmaya başladı. Tüm vücudunu 2 ay içinde onarabilen tek canlı olan "aksolot"lar üzerinde çalışan Türk bilim insanları, kalp, beyin, böbrek gibi tüm organlarda tamir kapasitesini artırmayı hedefliyor.

Bilim insanları, hasarlanmış beynini, kesilmiş omuriliğini ve kalbini tamir edebilen aksolotlar üzerinde çalışarak sinir sistemi, kalp damar sistemi, üreme sistemi hastalıkları ve yaralanmalar gibi doku hasarlı hastalıklara çare arayacak. Çözüm bulunursa kanser için de umut ışığı doğacak.

Türkiye'de doku ve organ hasarları konusunda rejeneratif tıp alanındaki ileri araştırmalar Rejeneratif ve Restoratif Tıp Araştırmaları Merkezi'nde (REMER) yapılıyor. REMER vücutlarında hasara uğramış ya da kopmuş bir bölgeyi tamir edebilme kabiliyetleri ile tanınan, çok özel bir canlı türü olan aksolotları inceliyor. Aksolotlar, dünyada sayılı bir kaç araştırma merkezinde kullanılıyor.

REMER sorumlusu Prof. Dr. Gürkan Öztürk, araştırmaları için değerli bir model olan aksolotların artık REMER bünyesinde üretilmeye de başlandığını bildirdi. İlk olarak 300 aksolotun ABD'den merkeze alındığını, üretime başlanmasıyla sayının bin 100'ü bulduğunu vurgulayan Öztürk, "Bu hayvanların 15 yıl ömrü var. Örneğin bacağı koptuğunda organın yerinde bir hafta içinde ufak bir tomurcuk oluşuyor. Bu gittikçe büyüyor. Şekli uzantı gibi oluyor. Arkasından yaklaşık 2 ay içinde parmaklar oluşuyor. 2 ayın sonunda tamamıyla orjinalinin aynısı bacak oluşmuş oluyor. Bu başka bir canlıda yok. Beklentiğimiz bu kapasitenin insan dahil diğer canlılarda da olabilmesi. Aksolotlardan öğrendiğimiz mekanizmaları aktive ederek, kalp, beyin, omurilik, böbrek gibi tüm organlarda tamir kapasitesini artırmak istiyoruz. Anne karnındaki bebeğin oluşumunda nasıl bu yüksek kapasite varsa aksolotlar bunu kaybetmiyor. Biz doğumdan sonra bunu kaybediyoruz. Öğrendiklerimiz bizdeki mekanizmaları anlamamıza yardımcı olacak" dedi.

Aksolotların kanser için de umut olabileceğini belirten Öztürk, "Aksolotların kansere yakalanma olasılığı bizden bin kat daha az. Bu hayvanda kanseri önleyici mekanizmalar devrede olabilir" diye konuştu.

Sabah