logo

M. Es’ad Coşan Hocaefendi dualarla yâd edildi

20. yüzyılın önemli âlim, ârif, lider ve mürşid-i kâmillerinden Mahmud Es’ad Coşan (Rh.A.) Hocaefendi, dünyaya gelişinin hicri 80. yıldönümünde Kur’an-ı Kerim hatimleriyle ve  özel programlarla anıldı.

M. Es’ad Coşan Hocaefendi, AKRA’da gün boyu özel yayın akışıyla, akşam namazını müteakiben ise İskenderpaşa Camii'nde sevenleri tarafından yâd edildi. 

İskenderpaşa Camii’nde akşam namazını (13 Safer 1437,25 Kasım 2015 Çarşamba) müteakiben başlayan yâd programında, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bilal Baş, “Bir Muslih Mürşid-i Kâmil Olarak Mahmud Es'ad Coşan Hocaefendi”  konulu bir konuşma yaptı.

Muslih, Salih olma ve bunun zıddı fesad kavramlarını açıklayarak söze başlayan Bilal Baş, “Âlem ve toplum düzenli ve sistemli bir bütün olarak yaratılmıştır. Ferdin varoluşunun temeli olan fıtrî ve tabii bir düzen vardır. Fesat, bu düzen dengenin bozulması; salâh ve salih ise bu fesadın ortadan kaldırılması anlamındadır” dedi.

Doç. Dr. Bilal Baş, “Fesad, Allah’ın koyduğu düzeni bozmaktır, bu fasık ve münafıkların vasfıdır. Salah, Salih olma da müminlerin vasfıdır. Bozulan yerin, düzenin tamiri Allah’ın iyi kullarıyla yapılır. Mü’minler yeryüzündeki denge ve düzeni sağlayıcı tutum sergilerler. Bunun için canlarını mallarını feda ederler” ifadelerini kullandı.

M. Es’ad Coşan Hocaefendinin, bir sohbetinde, mü’minin salihliği ile ilgili bir hadis-i şerifi naklederek “Müslümanın misali bal arısına benzer. Arı güzel şey yer, çiçeklerden beslenir ve güzel şeyler ortaya koyar, mümin de böyledir” dediğini hatırlatan Baş, “Mümin ıslahatçıdır, yapıcıdır, affedicidir; kâfir ise yıkıcıdır, öldürücüdür. Buna karşın salihlik muslihlik müslümanın en ayırıcı vasfıdır” dedi.

“Allah’ın yaratılış hikmetine binaen yeryüzünde fesat vardır. Mü’min, fesat var olduğu için muslih olacaktır. İçinde fesat potansiyeli olan tek varlık insandır. Bunun hikmeti Hak Tealâ’nın imtihanıdır. Gerçek muslihleri ortaya çıkaran bir imtihan. Ruh ve nefs fesada çeker,  salâh da bunu düzeltmek için vardır. İlk muslihler peygamberlerdir. Peygamberlerin görevinin tamamlanmasının ardından Allah’ın rahmeti için peygamber varisi âlimler, evliyalar, arif, kâmil mürşitler fesadı önlemek için mücadele etmişlerdir. Ferdin dünya ve ahiret mutluluğu, kendisinin topluluğun ve âlemin mutluğuna vesiledir. Bu durumun muhafazası, kaybolduğunda yeniden ıslah dilmesi için de mürşitlere ihtiyaç vardır”

“Mü’minin vazifesi bir ifsad gördüklerinde ıslah etmektir. Bir mü’min kötülük gördüğünde müdahale etmek mecburiyetindedir” diyen Doç. Dr. Baş,  “Es’ad Coşan hocamız, etliye sütlüye karışmayan kimseleri sevmezdi. Salih mü’min, zulüm ve zalim karşısında, kötü bir durumla karşılaştığında Allah adına mücadele edendir. Hikmet ve sevap bundadır” demiştir.

Hocaedefendi, ilahi ente maksudi ve rızaike matlubi düsturu için Allah rızası için muslih olmaya gayret emiştir.  Hem kendisine hem yakınlarına İslam’ın pak akidesini, Resulûllah’ın sünneti seniyyesini, İslam’ın doğru ahkâmını yaymak için hizmet etmeyi önermişti. Kendi toplumunu mulishler olmaya çağırdı. Rızık, makam, kariyer, dünyevi gailelerden ziyade asıl meslek İslam’ı yaymak, fesadı önlemek hayrı yaymak ve muslihliktir demiştir.”

“Mahmud Es’ad Coşan (Rh.A.) Hocaefendi, tasavvufta hizmet ve ıslah çalışmalarına büyük önem verdi. Yaptığı sohbetler, farklı ülkelere seyahatler, iktisadi, ilmi faaliyetler hep bu hizmet gayesinin örnekleriydi. Köşesinde oturan değil İslam’ı yaymak için gayret edendi. Asıl dervişliğin, insanlara hizmet, sahih İslam’ı yaymak ve dini mübini hakkıyla temsil etmek olduğunu beyan etmiştir.”

“Hocamızın gayreti tüm İslam âlemini salihler topluluğuna çevirmekti. Ümmetin kurtuluş reçetesinin ancak böyle olduğunu düşünmekteydi. Tasavvuf hayattır. Gönlü ölü olan insan müfsidin başıdır. Tasavvuf gafletten kurtulmak, en güzel ameli yapmaktır demekteydi.”

“Hocaefendi fesadla mücadelede himmet yüceliğini şiar edinmiştir. Himmet yüceliği imandandır hadisinden hareketle yaptığınız her şeyde mesleğinizde en iyisi siz olan en güzel siz yapın demişlerdir.  Doğuyu ve batıyı bilin İslam’ı anlatacak akademisyenler olun. Birden çok dil bilin. Sahih İslam’ı yaymaya gayretli olun tavsiyelerinde bulunmuştur.”

Hocaefendi, insan nefis eğitiminden başlayarak düşüncesini zihnini ıslah etmelidir demiş, müslümanları sünneti seniyyeye uymaya davet etmiştir. Bu daveti yaparken de kökleri Kur’an ve Sünnet olan, öz kültürümüz olan sahih İslam’ı anlatmıştır.

Doç Dr. Bilal Baş, “ İslam’ın temel hedefleri; yanlış inancı engellemek, imanı korumak, insan vücudunu korumak, aklı korumak, aileyi ve nesli korumaktır. Hocaefendi de bu uğurda gayret göstermiş, bu hususların her biri alanında farklı müesseselerin kurulmasına öncülük etmişlerdir. Bağlı olduğu Gümüşhaneli dergahının ana gayesi de köklü meselelere köklü çözümler sunmak olmuştur” ifadelerini kullandı. 

Sohbetin ardından İskenderpaşa Camii imam hatibi Mikdat Kutlu tarafından Türkiye’de ve dünyanın birçok ülkesinde okunan hatmi şeriflerin kabulü niyazıyla hatim duası yapıldı. Hatim duası AKRA’dan da yayınlandı.

20. yüzyılın mürşidi kâmillerinden gönüller sultanı M. Zâhid Kotku Hocaefendi, doğumlarının 122. yılında, Hicri 1 Safer 1437, Miladi 13 Kasım 2015 Cuma günü günü yâd edilmişti.