logo

72 bin kişi asbest riski altında

Dr. Eşref Atabey’in araştırmasına göre, akciğer zarı kanserine neden olan asbest minerali Türkiye’de 72 bin kişiyi tehdit ediyor. Türkiye’deki rezervin 29 milyon 600 bin ton olduğu belirtiliyor.

Hacettepe Üniversitesi Medikal Jeoloji ve Mezotelyoma Araştırma ve Uygulama Merkezi’nden Dr. Eşref Atabey, ‘Türkiye asbest haritası’ araştırmasında 72 bin kişinin asbest mineralinin sebep olduğu akciğer zarı kanseri, yani ‘mezotelyoma’ riski ile karşı karşıya olduğunu belirtti.

Türkiye’deki 45 il, 87 ilçede toplam 203 köyün asbest tehdidi altında olduğunu belirten Atabey, görünür ve muhtemel asbest rezervinin yaklaşık 29 milyon 600 bin ton olduğunu söyledi.

Atabey’in çarpıcı sonuçları bulunan araştırmasından dikkat çeken noktalar şöyle:

- Ateşe, asitlere ve darbeye dayanıklı, lifsi bir mineral olan asbestin 2012’deki üretiminin 1.98 milyon ton olduğu tahmin edilmektedir. Rusya, asbest üretiminin lideri olup onu Çin, Brezilya ve Kazakistan izlemektedir. Türkiye’de 73 adet asbest yatağı tespit edilmiştir.

- Türkiye’de asbestin fazla olduğu yerlerden Ağrı’da 30 bin ton asbest rezervi tespit edilirken, Amasya Tuzla sahalarında 741 bin 700, Abbastekke ve Arapkuzu sahalarında da 1 milyon 487 bin ton muhtemel asbest rezervi tespit edilmiştir.

Bursa Orhaneli’nde 187 bin görünür ve muhtemel rezerv 213 bin ton olup geçmiş yıllarda 14 bin ton asbest işletilmiştir.”

Asbeste maruz kalan iki ilçeden biri olan Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşayan 129 bin 230 kişiden 25 bin 840, Eskişehir Mihalıçcık’da ise 3 bin 500 kişiden 1 bin 750 direkt etki altındadır.

‘Sahil kentlerinde nadir’

- Ülkemizde sahil kentleri ve Doğu Anadolu bölgesi dışında asbeste bağlı hastalıkların bulunduğu yerleşim birimlerinin sayısı hayli fazladır. sağlık Bakanlığı Kanser Dairesi ile birlikte yapılan bir araştırma sonunda 2007 yılı verilerine göre, Türkiye’de yıllık mezotelyoma vakası 506. Hastaların 213’ü kadın, 293’ü erkektir. Yaş aralığı ise 24-88, ortalama yaş ise 55.8’dir. Türkiye’de 2005 ile 2009 yılları arasında bin 320 mezotelyoma vakası teşhis edilmiştir. Türkiye’de ev içi ve çevresel asbest etkileşimi olan ve buna bağlı olarak mezotelyoma hastalığının yoğun olarak bulunduğu yerler arasında Eskişehir, Ş.Urfa, Ankara, Çankırı, Konya ve Diyarbakır yer almaktadır.

‘Atmosfere karışabilir’

- Bir kentin yakınında yapılan inşaatta asbestli malzeme kullanılıyorsa veya asbest kullanılmış bir bina yıkıldığında atmosfere asbest lifleri karışabilir. Gök gürlemesi ve deprem sırasında da havadaki asbest lif sayısı yükselmektedir. İnşaatında asbestli materyal kullanılmış bir binanın yıkımı sırasında oradan geçmekte olan bir kişi veya yıkılan bina okul ise içeriye giren bir çocuk asbest lifi soluyabilir. 1930 ile 1980 yılları arasında (asbest kullanımı yasaklanıncaya kadar) binalarda asbestli malzeme kullanılmıştır.

- Önceki yıllarda asbestli çimento boruları (AÇB) üretilmiş ve birçok şehre su getiren borular bu AÇB’yle döşenmiştir. AÇB borularının gömülü halde asbeste maruz kalmaktadır. Suya asbest liflerinin karışması oldukça zordur. Ancak boruların patlaması, çatlaması, ezilmesi, kırılması sırasında asbest lif ve tozları havaya karışabilecektir.

Kanser hapsi!

Kanserli köylerin hikâyesi 40 yıl önceye dayanıyor... hacettepe Üniversitesi’ne, Nevşehir’in Tuzköy, Karain, Sarıhıdır köylerinden, çok sayıda mezotelyoma (asbestin yol açtığı akciğer zarı kanseri) vakası gelmeye başlayınca bilim insanları köylerde bir araştırma yaptı.

Araştırma evlerin yapımında kullanılan kaya tüflerinin içindeki minerallerin kansere neden olduğunu ortaya çıkardı. Evlerin zemininde de bu madde tespit edilince 3 kanserli köyün taşınması gündeme geldi.

Evlerde yaşam sürüyor

Nüfusu en fazla ve ölüm oranı en yüksek olan Tuzköy’ün taşınması için 1980’de Bakanlar Kurulu kararı alındı. Ancak karara rağmen köy taşınamadı. 1983’te bu defa köyün yerinde ıslah edilmesi kararı çıktı, bu da olmadı. Tuzköylüler ‘mezotelyoma’dan ölmeye devam etti, köye yeni mezarlıklar kazıldı. Sonra 2004’te yeniden köyün taşınması kararı çıkartıldı ve Tuzköy’ün yaklaşık 200-300 metre ilerisine yepyeni bir köy inşa edildi. Ancak risk teşkil eden alanda yaşayan insanların taşınması için yapılan konutların sayısı yetersiz kalınca, köylünün bir kısmı evlerinde oturmaya devam ediyor.

‘26 yaşında ölen var’

Tuzköy’deki eski yerleşim yerinde kanser riskine karşı yaşamını sürdürenlerden 39 yaşındaki bir vatandaş, “Buradaki riskin farkındayız. Yeni yapılan konutlara gitmek istedik ama yapılan konut sayısı yetersiz olduğu için burada kalmak zorundaydık” diyor. Aynı mahallede yaşayan bir başka vatandaş da, “Köyümüzde 26 yaşında kanserden ölen var. Kanserden dolayı köyün yaş ortalaması 45 ile 50 arasında” diye konuştu.

Milliyet