logo

Nezle sezonu açıldı

Yazdan sonbahara geçerken, okulların açılması, kapalı yerlerde, kalabalıkla daha fazla zaman geçirilmeye başlanması enfeksiyona yol açan mikropların (adeno, rinovirüsler, RSV, corona virüsleri vb.) daha kolay bulaşmasına zemin hazırlıyor. İyi havalandırılmayan ortamların da bulaşmaya katkısı büyük oluyor.

Uzm. Dr. Erkut Coşkun, bilhassa okulların açılmasıyla birlikte merkezlere hasta başvurularında bekledikleri artışı gözlediklerini söyledi. Henüz grip vakalarına rastlamadıklarını ancak nezle olarak da bilinen soğuk algınlığı enfeksiyonlarının etkili olduğunu belirten Dr. Coşkun, “Virüsün adı farklı olsa bile hemen hepsinin etkisi ve hastalık belirtileri aynı. Genellikle üst solunum yolunu tutuyor. Halsizlik, yorgunluk, burun akıntısı ve tıkanıklığı, boğazda yanma, kuru öksürük yapıyor. Ateşi çok yükseltmiyor” dedi.

200’den fazla virüs

Söz konusu virüslerin ciddi sıkıntılara yol açmadığını ancak kronik hastalığı bulunanlar, bebekler ve yaşlılarda daha dikkatli olunması gerektiğini hatırlatan Dr. Coşkun, “Öncelikle sorunun ayırt edilebilmesi için doktor muayenesinden geçilmesini öneriyoruz. En önemlisi dinlenmek ve bol sıvı tüketmek” dedi.

Yaklaşık 200 virüsün soğuk algınlığı veya nezleye yol açtığı tespit edildi. Soğuk algınlığı virüsleri genellikle solunum yolu enfeksiyonlara yol açıyor. Solunum yolu burun, sinüsler ve gırtlak üst solunum yolları olarak biliniyor. Bu yüzden, üst solunum yolu enfeksiyonları denilince, bu bölgeyi tutan iltihabi hastalıklar akla geliyor. Üst solunum yolu enfeksiyonları, nezle, grip, bademcik iltihabı, farenjit, larenjit, sinüzit ve ortakulak iltihabı en sık görülen üst solunum yolu hastalıklarından.

Enfeksiyon zili çaldı!

Çocuk enfeksiyon hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Metehan Özen, çocukların enfeksiyonlarla karşılaşma riskinin arttığı bu dönemde kivi, haftadaki iki gün balık ve evde yapılacak yoğurt ile kefir gibi probiyotiklerin de bağırsaklardaki zararlı mikropların atılmasına ve enfeksiyonlardan korunmasına fayda sağladığını belirterek, gelişigüzel takviyelerin ise zarar verebileceğini vurguluyor.

Özen, ebeveynlere çocukları enfeksiyonlardan korumada alınabilecek önerilerde bulunuyor. Çocukların ev yemekleriyle sağlıklı ve dengeli beslenmesinin, yaşına uygun, yeterli düzeyde protein, vitamin ve mineral ihtiyaçlarının karşılanmasının enfeksiyonlara karşı direnç kazanmasında çok önemli rol oynadığını söyleyen Özen, şunları anlatıyor:

Portakal, kivi gibi meyveler ve yeşil yapraklı sebzelerde bolca bulunan A ve C vitaminlerinin düzenli tüketimi bağışıklığı güçlendiriyor. Kansızlık sorunu çeken çocuklar da sık enfeksiyon geçirdiği için özellikle demirden zengin sebze, et ve kurubaklagiller tüketmeli. Çocuğunuzu bisküviden gofrete, gazlı ve şekerli içeceklerden fast-food besinlere dek hazır atıştırmalıklardan uzak tutun. Evde yapacağınız yoğurt, kefir gibi probiyotikler de bağırsaklardaki zararlı mikropların ve atıkların temizlenmesine yardımcı oluyor ve bağışıklık sistemini güçlendirerek enfeksiyonlara karşı koruma sağlıyor. Ayrıca enfeksiyonlardan korunmada su içmenin önemi de sanıldığından daha fazla.

Çocuğunuzu mutlaka günde 1 litre su içmeye alıştırın. Su; özellikle temizleyici özelliği sayesinde üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmada etkili. Tam da balık sezonunda çocukları bu çok önemli besin kaynağından uzak bırakmayın. Hastalık yapan bileşiklerin vücuttan atılmasına katkıda bulunan Omega-3 desteği için haftada mutlaka 1-2 defa balık tüketmesini sağlayın. Balığın yanı sıra, badem-ceviz ve tam tahıllı ürünler gibi çinkodan zengin olan besinler de enfeksiyonları azaltıyor.” Yapılan bilimsel çalışmaların, yeterli ve kaliteli uykunun vücudun bağışıklığının güçlenmesindeki faydalarını ortaya koyduğunu ifade eden Özen, “Hele de çocuklar için çok daha önem taşıyor. Geceleri geç uyuyan çocukların bağışıklık sistemi düzgün çalışmazken, enfeksiyon hastalıklarına yakalanma sıklıkları artıyor. Çocuğunuza uykudan hemen önce, uykusunu kaçırabilecek tablet ve bilgisayardan uzak durma alışkanlığı kazandırmanız, uyuduğu odada ışık olmamasına dikkat etmeniz çok önemli” diye konuşuyor.

Hekime danışmadan yedirmeyin

Çocuk enfeksiyon hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Metehan Özen, bilimsel olarak faydası gösterilmiş en önemli basamağın, çocukluk çağı aşılarının tamamlanması olduğunun altını çiziyor. Özen, sözlerine şöyle devam ediyor: “Grip aşısının yanı sıra bazı aşıların da özel olarak temin edilip yaptırılması çocuklarımızı meningokok gibi kreş-okullarda salgın yapabilen ve ciddi sonuçları olan enfeksiyonlara karşı koruyacaktır. Bunun yanında pek çok anne baba, özellikle de yemek yemedikleri ve sağlıklı beslenemediğini düşündükleri gerekçesiyle çocuklarına bitkisel takviyeler verebiliyor. Eş-dost önerisiyle, çevresindekilerden duyduklarıyla ya da internette okuduklarıyla, çocuğunun bağışıklığını güçlendirmek amacıyla bu ürünlere yönelebiliyor. Hekime danışmadan kullanılabilecek bu tür takviyeler böbreklere ve karaciğere zarar verir.”

Bunlara dikkat

İyi havalandırılmayan ve kalabalık ortamlarda uzun süre vakit geçirmekten kaçının.

Ellerinizi sık sık yıkayın.

Dengeli beslenin.

Kişisel eşyalarınızı ortak kullanmayın.

Düzenli uyuyun.

Spor yapın. Spor, bağışıklık sistemini güçlendirir, enfeksiyona direnci artırır.

Virüs havada asılı kalıyor

Kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Tayfun Apuhan’ın verdiği bilgiye göre, soğuk algınlığı, hastanın hapşırması veya öksürmesi sırasında havaya karışan ve havada bir süre asılı kalan virüslerin solunması, hasta kişinin salgılarıyla temas edilmesiyle bulaşıyor.

Hürriyet / karar.com