logo

İklim değişikliği ile canlı türleri tehdit altında

Karbon salımı kontrolsüz şekilde artmaya devam ettiği takdirde, Amazon ve Galapagos gibi dünyanın en zengin doğal bölgelerindeki hayvan ve bitki türlerinin yaklaşık yarısının iklim değişikliği nedeni ile yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceği açıklandı. Akdeniz de iklim değişikliğinden yoğun olarak etkilenecek bölgeler arasında yer alıyor.

İklim değişikliğinin dünyanın farklı doğal yaşam alanlarındaki 80 bin bitki ve hayvan türü üzerindeki etkisini inceleyen rapora göre, karbon salımı kontrolsüz şekilde artmaya devam ederse, Amazon ve Galapagos gibi dünyanın en zengin doğal bölgelerindeki hayvan ve bitki türlerinin yarıya yakını yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Paris İklim Anlaşması’ndaki ısı artışını 2°C ile sınırlı tutma hedefine ulaşılsa bile bu bölgelerde tür çeşitliliğinin yüzde 25’i kaybedilecek.

Küresel düzeydeki artışın 2°C ile sınırlandırılması ve türlerin yeni alanlara özgürce yer değiştirebilmeleri halinde beklenen soy tükenişleri yüzde 25’ten yüzde 20’ye düşüyor. Ancak türler yer değiştiremedikleri takdirde hayatta kalmayı başaramayacaklar. Bitkilerin, amfibilerin ve sürüngenlerin iklim değişiklikleri karşısında hızlı bir şekilde yer değiştirmeleri pek mümkün görülmüyor.

Tarım ve insanlar olumsuz etkilenecek

Akdeniz, iklim değişikliğine en fazla maruz kalan öncelikli bölgelerden biri olarak değerlendiriliyor. Artan sıcaklıkların, aynı düzeyde seyreden ya da azalan yağış miktarlarıyla birleşmesi; toprak nemliliğinin azalacağı ve kuraklık koşullarının görülme olasılığının artacağı anlamına geliyor. Bu da, orman yangını riskleri ile ekosistemler, tarım ve insanlar üzerindeki olumsuz etkilerin artmasına neden olacak. Yılda 300 milyondan fazla ziyaretçi de Akdeniz’in kalan kaynakları üzerindeki muazzam baskıyı artırıyor.

Akdeniz’deki biyoçeşitlilik, iklim değişikliğinin düşük seviyelerde kaldığı durumda bile kırılganlık taşıyor. Küresel ısınma 2°C ile sınırlandırılsa bile, çoğu tür grubunun neredeyse %30’u, tüm bitkilerin ise üçte birinden fazlası risk altında kalacak. Mevcut politikaların devamı halinde ise bölgedeki biyoçeşitliliğin ortalama olarak yaklaşık yarısı kaybedilecek.

Dünya