29 Rebi'ül-evvel 1439 | 17 Aralık 2017 Pazar

CANLI DİNLECANLI DİNLE

Hayat

Ana Sayfa Haber Hayat

'Oruç genetik mühendisidir'

Son Güncelleme: 12 HAZİRAN 2017 - TSİ 10:12

İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Erk; kanserin yaygınlaşması kanserojen maddeler, orucun bedene faydaları ve beslenme üzerine açıklamalarda bulundu.

Acil servise daha çok hangi sebeplerle başvuruluyor?

Çapa Dahiliye acil servisi mesela daha çok kanser tedavisi gören hastalarda ortaya çıkan komplikasyonlara müdahale eden servis haline dönüştü. 10 yıl önce daha çok kalp krizi, mide, besin zehirlenmeleri, başta zatürre olmak üzere infeksiyon hastalıkları, karın ağrıları gelirdi. Şimdi hastaların neredeyse tamamı kanserli hastalar.

Kanser yayılıyor, beslenme, kentsel yaşama düzeni ile topyekün bir savaş başlatmalı. Türkiye’de de Amerika gibi tüketilen gıdaların yüzde 50’si işlenmiş gıdalardan elde ediliyor. Yüzde 40 kadarı hayvansal, yüzde 10’u da sebze ve meyvelerden. Oysa tam tersi olmalı. Sebze, meyve, kuru yemiş, bakliyatın ön planda olduğu bir beslenme düzenine geçilmeli.

Oruç bu onarımı sağlar mı?

Orucun, genlerin ifadelerini tamamen olumlu yönde değiştirdiği biliniyor. Oruç, sigara ve alkol gibi zararlı faktörlerden uzak durmak, iftar ve sahur arasında dengeli ve yeterli beslenmek, vücutta onarım ve gençlik genlerinin aktif hale geçmesine, yaşlanmayı kontrol eden yaşlılık genlerinin baskılanmasına yol açıyor. Oruçla birlikte 500 kadar kansere neden olabilen genin kapandığı çalışmalarla gösterildi. Bir yandan vücuttaki yağların yakılmasına neden olurken diğer yandan vücutta eskimiş, yaşlanmış, hasara uğramış hücrelerin sindirilmesine yol açıyor, bu hücrelerin yerine sağlıklı ve genç hücrelerin gelmesine neden oluyor.

Dedenin bilmediğini yeme!

Beslenme düzenimizde ne değişti de kanser bu kadar yaygınlaştı?

Dedelerimizin, ninelerimizin hiç bilmediği gıdaları tüketiyoruz. Süpermarketlerde satılan bol kalorili, çabuk tüketilen, hazır veya yarı hazır gıda maddeleri en önemli kalori kaynağı oldu. İşlenmiş gıdalara dayalı bir beslenme düzeni ve hareketsiz bir yaşam hastalıkların en önemli nedeni. Rafine şeker, rafine un, rafine tuz, früktozdan zengin mısır şurubu, kafein, işlenmiş sıvı yağlar ve hayvansal gıdalar en fazla tüketilen besinler. Sebze, meyve, yeşillikler, kuruyemişler ve baklagillerin tüketimi ise oldukça az.

Halıdaki bakteri, klozettekinden bile fazla

Evde güvende değil miyiz?

Ev ortamı sandığımızdan çok daha kirlidir. Evde tuttuğumuz tuvalet ve temizlik malzemeleri, kişisel bakım ürünleri az miktarlarda birçok kimyasal toksik madde içerir. Evlerimizde gereksiz olan kanserojen madde ihtiva eden çok fazla gereksiz ev eşyası var. Bunların başında halılar geliyor. Doğal materyallerden değil çoğunlukla PVC, naylon, polyester, akrilik, poliüretan, lateks gibi plastik malzemelerden yapılan halı ve kilimler fazla miktarda toz tutar ve kimyasal madde içerir.

Halılar klozetlerden binlerce kat daha fazla bakteri, küf ve mantar içerirler. Tabii mobilya yapımında kullanılan yapıştırıcılar, vernik, boya ve cilalar birçok kimyasal toksik madde içermekte. Yeterince havalandırılmış ahşap mobilyalar tercih edilmeli. Evlerimizin havalandırma sistemleri son derece kötü.

Giysilerde formaldehit var

Üretim ve yıkanma aşamasında kullanılan kimyasal maddelerin kalıntıları giysilerde bulunmaya devam ederken, bu kimyasal toksik maddeler özellikle nehirlere deşarj edilerek çevre kirliliğine ve kanserojen etkiye yol açıyor. Giysilerin birçoğu naylon, akrilik gibi doğal olmayan sentetik materyallerden yapılıyor.

Giysilerin üzerinde bulunan boyalar, formaldehit ve güve önleyici kimyasallar en çok bilinen toksik bileşikler. Yün ve pamuk gibi doğal materyallerden yapılmış giysiler tercih edilmeli. Giysilerin kuru temizleme işleminden geçirilmeleri de önemli sorunlara yol açıyor. Kuru temizlemede kullanılan kimyasallar oldukça toksiktir ve bu tür giysiler giyilmeden önce iyice havalandırılmalı.

Evlerimizde bu kadar kirli ise nasıl yaşayacağız?

Amerika Çevre Sağlığı Kurumu’nun (EPA)araştırmalarına göre ev temizlik ürünleri, dışarıdaki toksinlere göre 3 kat daha kanserojendir. Uluslararası Kanser Kurumu verilerine göre ev hanımları dışarıda çalışan hanımlara göre yüzde 54 daha fazla kanser riskine maruz kalıyor. Deterjanlar en tehlikeli kimyasal maddeleri içinde gizleyen, insan ve çevre sağlığına zarar veren ürünlerdir.

Mümkün mertebe organik ürün kullanacağız. İyi bir havalandırma sistemi kurup, evi sık sık havalandıracağız. En önemli şeylerden biri tabii kentleşme. En azından şehrin içine arabayla gelinmesi azaltılıp, toplu taşımaya yönlendirilebilir insanlar.

Eskiden çok fazla tarım ilacı kullanılan bölgelerde lenfomagibi kanserlerde artış söz konusu, bunun sebebinin kanserojen olabileceğini biliyoruz. Türkiye’nin organik tarıma geçmek için bir planı olmalı.

Milliyet