23 Şaban 1445 | 4 Mart 2024 Pazartesi

CANLI DİNLECANLI DİNLE

Güncel

Ana Sayfa Haber Güncel

Elektronik ‘çöp’ tehlikesi giderek artıyor

Son Güncelleme: 1 ARALIK 2012 - TSİ 10:13

Her geçen gün artan tüketim çılgınlığı, özellikle teknoloji sektöründe kendini gösteriyor. Günümüzde teknolojik aletlerin kısa süreli kullanılıp, yerini hızla yeni modellere bırakmasıyla elektronik atık sayısı da 530 bin tona yaklaştı.

Uzmanlar, özellikle monitörlerin büyük bir tehlike yarattığını belirterek, “Kesinle sağlıklı koşullarda toplanması ve imha edilmesi gerekiyor” uyarısını yaptı. Çevre ve Orman Bakanlığı Atık Yönetimi Daire Başkanlığı’na kayıtlı 17 firma elektronik atık lisansına sahipken, 530 bin tonluk atıktan yalnızca 20 bin tonunun koşullara uygun toplandığı ve geri dönüştürüldüğü belirtildi.

Denetimler arttırılmalı

Yeni çıkan modeller ve özellikler konusunda en önemli sektörlerin başında gelen tüketici elektroniğinde, gün geçtikçe artan atıkların boyutu da alarm vermeye başladı. Örneğin dokuz adet televizyon tüpü, bir milyon metreküp suyu kirletebiliyor. Buzdolaplarında bulunan gazların çevereye verdiği zarar ise bir arabanın Türkiye’den Tokyo’ya gittiği sürede çevreye verdiği zarardan daha fazla olarak nitelendiriliyor. Bir geridönüşüm firmasının yetkilisi Murat Ilgar, Türkiye’nin bu konuda denetimi arttırması gerektiğini vurgulayarak, “Elektronik atıkların geri dönüştürülmesi hem çevreye vereceği zarardan dolayı, hem de kısıtlı olan hammaddelerin tasarruflu kullanılmasından dolayı çok önemli. Her geçen gün hızla artan ve sağlığı ciddi tehdit eden elektronik atıkların toplanması çok önemli” diye konuştu. Kapladıkları yer ve içerdikleri zehirli atıklarla günden güne büyüyen bir tehdit olan elektronik atıkların yüzde 25’inin monitör olduğunu söyleyen Ilgar, şöyle konuştu: “Monitörün yüzde 60’ı camdır. Eski monitörler hurdacılar tarafından kırıldığı zaman fosfor dağılır. 100 bin ton televizyon camı bu zamana kadar çöpe gitti. Ben bunu her fırsatta dile getiriyorum. Yeni çıkan LCD’lerin içinde yer alan lambalarda da civa var. Bunların kırılması son derece tehlikeli. Avrupa’da bir lamba kırıldığında herkes o ortamdan çıkarılır. Burada ayrıca no name (markasız) ürünlerde civa olması gereken oranın üstünde. Daha büyük tehlike oluşturuyorlar.”Geri dönüşümün de belli bir maliyeti olduğunu dile getiren Ilgar, şöyle devam etti: “Bu maliyetin sanayiciler tarafından karşılanması ve çevrenin korunması gerekiyor. Türkiye’de en az 2 bin ton atık pil toplanması gerekirken, 500 ton toplanabiliyor. Bilgisayardan çıkan tonerler kimyasal maddedir. Ayrıca elektronik atıklar tehlikeli oldukları kadar, değerlidir de. Dere kenarına atılan, gömülen atıklar var, bunlar kesinlikle yanlış yöntemler. Gömülen atıklarda civalı bileşenler uzun dönemde yer altı suları ve toprağa zarar verebiliyor.”

530 bin ton atığın sadece 20 bin tonu toplanıyor

Kullanılıp atılan elektronik cihazların, çevre ve insan sağlığı için yarattığı tehlike ürkütücü boyutlara ulaştı. Türkiye’de bugün kişi başına yaklaşık 7 kilo 22 gram elektronik atık oluşurken, kullanıcıların yüzde 68’i elektronik atığını evde tutuyor. 530 bin tonluk atıktan yalnızca 20 bin tonunun koşullara uygun toplandığı açıklandı.Murat Ilgar, Türkiye’de atıklar konusunda ciddi tesislere ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, “Türkiye ilerde teknoloji yatırımı yapmak istiyorsa da dünyada sınırlı olan hammadelerin bir kısmını dönüşümden kazanmalı” dedi.Uzmanlar atmaya kıyılamayan ürünlerin başında cep telefonlarının geldiğini belirtiyorlar. Elektronik atıklar içinde en çok zor toplanan cihaz olan cep telefonlarının çevreye zararlı maddelerinin arasında ise pilleri gelirken bilgi güvenliği zararı da oluşabiliyor. Cep telefonlarının çöpe atılması, içeriklerindeki bakır, nikel, gümüş, kurşun/kalay lehimleri, yanma önleyiciler, kurşun ve nikel-kadmiyum gibi metaller nedeniyle insan sağlığına zarar veriyor.OECD çevre raporuna göre, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan ülkelerde, 2010 yılı itibariyle çevreyi tehdit eden e-atık miktarının 3 katına çıkacağı tahmin edilmektedir. Birleşmiş Milletler Üniversitesi (UNU) tarafından gerçekleştirilen çalışma, Avrupa Birliği üyesi ülkelerde 2005 yılında ortaya çıkan 8.3 milyon tonluk e-atığın yalnızca 2.2 milyon tonunun toplanabildiğini ortaya çıkardı. 2011 yılında bu ülkelerinin toplamında ortaya çıkan e-atık miktarı 10 milyon ton oldu.Geri Kazanım Sanayicileri Derneği GEKSANDER Yönetim Kurulu üyesi Dinçer Koçer ise şu uyarılarda bulundu: “Halkın bilinçlenmesi ve belediyelerin yönetmeliklere uyması çok önemli. Atıklar insanların evinde bekliyor ya da çöpe atılıyor. Bu konuda yönetmelik 22 Mayıs’ta yürürlüğe girdi. Yönetmeliğin uygulanacağını düşünüyoruz. Bütün atıkların içindeki en değerli atık elektronik atık. Ancak lojistik maliyeti yüksek.”