29 Rebi'ül-evvel 1439 | 17 Aralık 2017 Pazar

CANLI DİNLECANLI DİNLE

Ekonomi

Ana Sayfa Haber Ekonomi

Helal gıdaya TSE damgası

Son Güncelleme: 20 OCAK 2014 - TSİ 13:57

Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Başkanı Hulusi Şentürk, Avrupa'dan 5 firmanın helal gıda belgesi almak için TSE'ye başvurduğunu belirterek, "Avrupa'ya da açılacağız. Diyanet İşleri Başkanlığı ile Avrupa'da da helal belgesi vermeye başlayacağız" dedi.

Şentürk, Helal Gıda Uygunluk Belgesini 2011 yılından itibaren vermeye başladıklarını belirterek, bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığının kendilerine çok büyük destek olduklarını söyledi. Helal gıdanın "İslami kurallara göre gıda olarak tüketilmesinde sakınca bulunmayan ürünler" olarak tanımlandığını ifade eden Şentürk, belge verme işlemlerinde işin teknik yönüyle TSE'nin, fıkhi yönüyle de Diyanet uzmanlarının ilgilendiğini söyledi. 

Bugüne kadar 224 helal belgesi verdiklerini ifade eden Şentürk, "Bize daha çok gıda üreticileri başvuruyor. Belge alan firmaların tamamına yakını büyük işletmeler, ihracatçı işletmeler. Bir ürünü Avrupa'ya satarken nasıl Avrupa standartlarını gözetiyorsak, İslam ülkelerine satarken de İslam dünyasının talep ettiği belgeleri vermemiz gerekiyor" diye konuştu.

Kamuoyunda "Helal Belgesi" olarak bilinse de verdikleri belgenin hem helal, hem de hijyen belgesi olduğunu belirten Şentürk, "Mesela hayvan domuz değilse ve kanı akıtılmışsa dinen helal ancak biz hijyen koşullarına da bakıyoruz, ürünün kesildiği ve depolandığı yerlerin hijyen koşulları uygun değilse bu belgeyi kesinlikle vermiyoruz. Bizim diğer belge veren kuruluşlardan en büyük farkımız bu. Onlar sadece fıkhi açıdan değerlendiriyor, biz ise fıkıh ve hijyenin birbirinden ayrılmadığı görüşündeyiz" dedi.

İlk defa Alanya'da bir işletmeye Helal Hizmet Belgesi verdiklerini kaydeden Şentürk, şöyle konuştu: "Bu belgenin verilmesi için hizmetin sunumuyla ilgili de sorun yaşanmaması gerekiyor. Bu belgeyi alan tesiste alkol ya da domuz eti veya ürünlerinin bulunmaması gerekiyor. Bizdeki pek çok beş yıldızlı otel bu ihtiyacı karşılayacak durumda değil. Bu nedenle bu alanda çok fazla belge verebileceğimizi sanmıyorum. Avrupa'da bu konuda çok kötü örnekler var. Bazı vitrinlerde "helal" yazısı görüyoruz, ancak aslında helal olan sadece et. İçeride alkol de var. Firmalar, uyanık davranarak bir iki ürün için aldıkları belgeyi tüm ürünler için alınmış gibi lanse ediyorlar. Bu bir aldatmadır."

Gıda maddelerindeki katkı maddelerinde de problem yaşadıklarını anlatan Şentürk, "Dinen bu katkı maddeleri caiz olabilir ama gıda mevzuatına aykırı ise belge veremiyoruz. Yani bir ürünün helal belgesi alamaması onun haram olması anlamına gelmiyor" diye konuştu.

Haber Türk